
Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişlerinin 665. yıl dönümü kutlama töreni yapıldı. Lapseki’ nin Çardak beldesi Merkez Gazi Yakup Bey Camii avlusunda yer alan Gazi Yakup Bey Türbesi'ne buket sunumu ile başlayan program bir dakikalık saygı duruşu yapılarak İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti.

Çardak Belde Belediye Başkan Vekili tarafından 665 yıl önce temsili geçiş tarihi belgelerle hatırlatıldı. Öğrenciler tarafından folklor gösterisi sunuldu.

Gazi Yakup Bey Camii'ne gelenler daha sonra özel feribotla Gelibolu'ya geçerek temsili geçişi canlandırdı. Kutlamalar Gelibolu ilçesine bağlı Bolayır Köyü'nde devam etti. Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye Geçişi ve Gelibolu’nun fethinin 665. yıl dönümü törenleri kapsamında Gelibolu’ nun Bolayır Köyü bulunan Gazi Süleymanpaşa Türbesi bahçesinde yapıldı.

Törene Gelibolu Kaymakamı Hakan Kılınçkaya, Lapseki kaymakamı Tahir Şahin, İlçe Jandarma Komutanı Tarkan Kanra, İlçe Emniyet Müdürü Adnan Yenici, idari amirler, siyasiler ve vatandaşlar katıldı.

Törende günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Mehteran konserinin ardından Ardından da dualar okundu ve mevlit pilavı dağıtıldı.

GAZİ SÜLEYMANPAŞA KİMDİR?
1331′de babası Orhan Gazi’ye vezir olan Şehzade Süleyman, idarî işlerden ziyade askerî işlerle vazifelendirilmiştir. Zaten fıtrat icabı cihangir ruhlu olan Şehzade Süleyman, maiyetindeki kahramanlarla zaferden zafere at koşturmuş ve filiz halindeki devletin sınırlarını ikinci bir kıtaya, Avrupa’ya taşırmıştır. Osman Gazi’nin temelini attığı devletin sınırları gittikçe genişlemekteydi. Ve fetihlerin hedefi Anadolu’daki Bizans topraklarıydı. İznik ve İzmit’in fethinden sonra Osmanlı Süvarileri, İstanbul Boğazı’nın Asya taraflarında at koşturmaya başlamışlardı. Devletin bekası ve ihtişamının ziyadesi için mutlaka Rumeli tarafları ele geçirilmeliydi… Bizanslılar arasındaki taht kavgası Rumeli fethine imkan hazırladı. Kızı Teodora’yı Orhan Gazi’ye veren Bizans kralı VI.Yoannis Kantakuzinos’la V.Yoannis Paleoloğos arasındaki kavgada, Kontakuzinos’un yardım istemesi üzerine Orhan Gazi, Süleyman Paşa kumandasında asker göndererek kayınpederinin imdadına koşmuştu. Süleyman Paşa 1349′da yirmi bin kişilik bir kuvvetle Bizanslıların düşmanı Sırpların eline düşmek üzere olan Selanik’in imdadına yetişti ve Sırpları perişan ederek Selanik’i kurtardı. Birkaç yıl içerisinde Gelibolu yarımadasında ve Trakya’da büyük topraklar, Osmanlı Devleti Sınırlarına dahil edilmiştir. Şehzade Süleyman, Gelibolu’nun yanı sırası ile Bolayır, Ece-Ova, Konur-Hisar, Tekirdağ, İpsala, Malkara, Hayrabolu ve Keşan’ı da fethetmiştir.Yine Şehzade Süleyman, Rumeli topraklarında at koşturmaya devam ederek, 1352′de Dimetoka meydan muharebesinde Sırp ve Bulgar ordusunu perişan etmiştir. Rumeli topraklarındaki bu akınlarla, fethe zemin hazırlanıyordu. Zaten bu topraklarda yaşayan yerli ahâli Osmanlı idaresini hasretle bekler olmuşlardı. Çünkü Onlar, yıllardan beri köhne Bizans idaresinin zulmü altında inlemekteydi. Halk idareden memnun değildi. Saltanat çekişmeleri yanı sıra Katolik ülkelerinin saldırılarından da bıkmışlardı. Şehzade Süleyman, maiyetindeki mahir kumandanlar; Kardeşi Murad Bey, Hacı İlbeyi, Lala Şahin Paşa, Evranos Gazi, Gazi Fazıl Bey ve Ece Yakup Beylerle her seferden zaferle dönmekteydi. Rumeli’deki ahâli bu seferler esnasında Osmanlıları yakından tanımak imkanını bulmuştu. Süleyman Paşa, 1354 başlarında Rumeli’yi tamamen bir İslam Beldesi yapmaya karar vermişti. Hazırlıkları tamamladıktan sonra, 1354 Şubat’ında Edincik’te bulunan donanmayla hareket etti ve üç bin kişilik bir kuvvetle Gelibolu’nun kuzeyinde bulunan Kozludere’ye çıktı. Daha sonra, bir yıl önce Çimpe hisarına yerleşmiş bulunan askerleriyle birlikte Gelibolu üzerine yürüdü ve 2 Mart 1354′te Gelibolu kalesini fethetti. Gelibolu kalesinin fethini diğer fetihler takip etmiştir. Öyle ki 1356′da Gelibolu yarımadası’nın tamamı fethedilmiştir. Daha sonra marşlarda; destanlara izafeten Rumeli’nin fethi şu şekilde işlenmiştir. Şehzade Süleyman fethedilen toprakların ebediyen birer İslam beldesi olması için gerekli tedbirleri derhal almış ve Anadolu’dan getirttiği Müslüman ahaliyi fethettikleri yerlere yerleştirmiştir. Rumeli’nin fethedilişiyle Osmanlı Tarihinde yeni bir devre başlamıştır. Artık İslam askerleri, Asya’nın yanı sıra Avrupa kıtasında da at koşturmaya başlamıştır.Şanlı devlete Rumeli topraklarını armağan eden Şehzade Süleyman, 1359′da 43 yaşında çıktığı bir av sırasında atından düşerek vefat etmiş ve atı ile birlikte fethettiği Bolayır’a defnedilmiştir.
