
NALBANT “ÇİFTÇİ TARIM YAPMAYI BIRAKIYOR, BU BÜYÜK BİR TEHLİKE”
Ayçiçek yağı son günlerde fiyatındaki artış nedeni ile Türkiye’nin gündemine oturdu. Ayçiçek yağındaki fiyat artışı neden bu kadar yüksek derken Ayçiçek yağına %20 daha zam gelmesinin beklendiğinin açıklanması Ayçiçek yağını en çok konuşulan konular arasına girmesini sağladı. Vatandaşlar Ayçiçek yağındaki fiyat artışına tepki gösterirken, Peki Ayçiçek yağı fiyatları neden yükseliyor?

AYÇİÇEK YAĞI FİYATLARINDAKİ BÜYÜK ARTIŞ İTHALATTAN KAYNAKLANIYOR
Türkiye'de yemeklerde kullanılan ve evlerdeki, lokantalardaki, Restaurant ve yemek fabrikalarının mutfaklarının vazgeçilmezi olan Ayçiçek yağındaki fiyat artışı son günlerde Türkiye gündemine oturmuştu. Fiyat artışı “ Ayçiçek yağının fiyatı neden bu kadar arttı “sorusunu da beraberinde getirdi. Ayçiçek fiyatlarındaki yüksek artışın birden fazla sebebi olabileceği ortaya çıkarken uzmanların fiyat artışı ile ilgili ifade ettikleri Pandemi ve iklim değişikliği kaynaklı sorunlar, Ayçiçek yağı fiyatlarındaki artışın önümüzdeki dönemde de devam edeceği sinyalini veriyor. Artışın en büyük nedenlerinden biride ayçiçeği yağında Türkiye'nin ithalata bağımlı olması. Ayçiçeği yağında Türkiye’ nin dışarıya bağımlı olması bu ürünün dolar cinsinden ithalat fiyatı değişmese de Türkiye'de TL'nin döviz kurları karşısındaki değer kaybı meydana gelmesi ürün fiyatına yüksek oranlı zamlar olarak yansıyor. Türkiye Dünyada %37 ile en fazla ayçiçeği yağı ithal eden ülkesi durumunda. Çanakkale Zıraat Mühendisleri Odası Başkanı Hicri Nalbant sorunu üretim planı yapılmaması, gerekli üretim desteklemelerinin yapılmaması olarak değerlendirdi tarımdaki en büyük sıkıntının ise çiftçilerin, üreticilerin üretmeyi bırakması olarak değerlendiren Nalbant üreticinin toprak işlemeyi bırakması üretimin yok olmasın anlamına gelir bununda karşılığı kıtlık ve açlık demek” dedi.
İTHALAT FİYATI ARTINCA AYÇİÇEK YAĞIDA AYNI ORANDA ARTTI
Nalbant ayçiçeği fiyatlarındaki artışın dışa bağımlı olmasından kaynaklandığını ifade ederek “Yağlık Ayçiçek yağı ile ilgili sıkıntının başında hepimizin bildiği üzere Türkiye tükettiği kadar Ayçiçek yağın üretemiyor. Türkiye bu güne kadar hep yurt dışından ithal ederek yağlık Ayçiçek ihtiyacını karşılıyordu. Dışarıdan bize yağlık ayçiçeği veren ülkeler artık tarımsal üretimlerini planlamaya başladılar. Bu ülkeler ürettikleri ürünlerini müşteri bulunca hemen satmak yerine kendi ihtiyaçları için stoklama yoluna gittiler. Bu nedenle yağlık ayçiçeği fiyatları yükseldi. Tabi böylece dışarıdan Yağlık Akçiçek pahalı alınınca Türkiye’ de de bu artış Ayçiçek yağına zam olarak yansıdı.” dedi.
MİLLİ GELİRİN EN AZ %5’İ ORANINDA TARIM DESTEKLENMELİ
Çiftçi yasaya göre Milli Gelirin %1’i kadar desteklenmesi gerektiğinin de altını çizen Nalbant burada çözüm nedir ? bizim yıllardır tarımda yapmadığımız bir şey var.20006 yılında çıkarılan bir tarım çerçeve yasası var. Bu çerçeve yasasına göre “milli gelirin en az %1’ i tarıma destek olarak verilir” diyor Bu AK Parti iktidarı döneminde çıkan bir yasa. Ancak bu yasanın çıktığı tarihten buyana hiç bir yıl çiftçiye milli gelirin %1’i kadar destekleme yapılmadı. Genelde bu desteklemeler %0.5 civarında yapıldı. Coronavirüs süreci ile birlikte dünyada iki konu çok öne çıktı biri sağlık diğeri tarımsal üretim. Bu dönemde tüm ülkeler tarım üretimlerini desteklemek için büyük harcamalar yaparken bizim 2021 yılı üretim desteklemelerimiz milli gelirin yine %0.4’ ü kadar. Diğer ülkeler tarım üretimlerine var olandan daha fazla destekleme yaparken biz yine kanun gereği yapılması gereken destekleme miktarını bile yapmıyoruz. Örnek vermek gerekirse 2020 yılında tarıma destek 22 milyar TL iken 2021’de bu rakam 24 milyar TL’ ye çıktı.’ dedi.
ÇİFÇİLER BORÇLU VE ÜRETMEKTEN VAZGEÇİYORLAR
Türkiye’ de tarımsal üretimde gelinen noktanın çok vahim olduğunu ifade eden Nalbant “Geldiğimiz durum da çiftçileriz ile ilgili Türkiye’ nin her yerinden icra haberleri, çiftçinin traktörlerine haciz uygulanması gibi haberler geliyor. Çiftçi çektiği krediği ödeyemediği için banka çiftçinin arazisine el koymuş. Çiftçinin bu anki borcu 130 Milyar TL civarında. Bu borcu çiftçi ödeyemiyor. Bu borcu ödemeye gücü yok. Bir de tabi çiftçiye ödenmeyen destekler var. Milli gelirden yasa gereği %1 ödenmesi gerekirken %0.5 ödenen. Bu hesaplamadan da bizim çiftçilerin yasa gereği milli Gelirden %0.5 alacağı var. Bunu da para olarak ifade edersek çiftçimizin devletten en az 160 Milyar TL alacağı var. Başka bir ülkede olsa, daha demokratik bir ülkede olsa çiftçiler haklarını artarlar, yargıya başvurular ve bu alacaklarını alırlar. Çünkü bu destekleme ile ilgili hüküm çok açık. Ülkemizde çiftçi örgütsüz. Çiftçinin örgütü Zıraat Odaları. Zıraat Odalarından da hemen hemen hiç ses çıkmıyor bu konuda. Artık pes etmişler sanki. Halk böyleyken, çiftçi sürekli ürettiği üründen zarar ederken, sürekli borçlana borçlana en önemli üretim araçlarını bile satmaya başladılar. Türkiye’ de çiftçi sayısı her yıl azalarak devam ediyor. Çiftçilik öğle bir şey ki “ çifçi tarımı bırakıp giderse 5 yıl sonra siz çiftçiye bütün olanakları da sağlasanız “Gel Şu Üretime Devam Et Deseniz” artık o çiftçiyi bulamazsınız, o ekipmanı bulamazsınız. Üretimi bırakan çiftçi bir daha kolay kolay geriye dönmez. Şimdi en büyük tehlikede çiftçiler üretimi bırakıyor, tarımdan, üretimden zorunlu olarak vazgeçiyorlar. Burum böyle olunca bu ayçiçeği fiyatlarına da yansıyor, yakında zeytinyağı fiyatlarına da yansıyacak. Devler çifçisine düzenli destek vermek zorundadır bu bütün Dünyada böyledir tüm dünyanın kendi çifçisine verdiği gibi bizde kendi çiftçimize büyük destek vermemiz lazım. Bu sene verilmesi gereken destek 2021 yılı için en az 43 Milyar TL’ idi yasaya göre. Halbu ki Pandemi dönemini de dikkate alırsak en az bu desteğin 60 Milyar TL olması gerekiyordu. Verilen destek 24 Milyar TL. Bu destek ile çiftçi ne ayçiçeği yetiştirir ne başka ürünleri yetiştirir. Her geçen günde üretmeyi bırakır ve çiftçilik yapmaya son verir. Türkiye’ de 3.5 Milyon hektar alan üretim dışına çıktı. Tarım yapılabilir ancak üretim dışı kalan verimli toprak miktarı ve çiftçiliği bırakan üretici sayısı her geçen gün artıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu tarım ile ilgili sorun bu. Bu durum ayçiçeği olduğu gibi bütün ürünleri etkiliyor.” dedi.
ÖNLEM ALINMAZSA AÇLIK VE GITLIK TEHDİTİ ALTINDAYIZ
Tarımsal üretimin sorunlarının yapılacak planlama ve bu planlamanın uygulanması ile çözülebileceğini ifade eden Nalbant “Çanakkale ayçiçeğinde 2019 da suluda kuruda 70 bin ton üretmişiz. 2020 yılı rakamları henüz açıklanmadı ama 58-60 bin ton civarında. Yani ekilen alan azalmamış ama ürün en az bir 10 bin ton civarında düşmüş. Ayçiçeğinde kilosu 2019 yılı fiyatları 2 lira 75 kuruşken bu sene bu fiyatı 3 TL 50 kuruştan satılmış. Tabi ki piyasanın gereği olarak yağ sıkıntısı başlayınca ayçiçeği yağı fiyatlarına da bu artış yansıdı. Ama bu yansıma çiftçinin üretim masraflarını karşılayacak miktarda değil. Tarım ile ilgili planlama yapılmalı. Tarım bakanlığının bu konuda çalışmaları var. Ama maalesef bir arpa boyu yol alınamıyor. Planlama yapılacak çalışmalar sürüyor, kuraklık ile mücadele eylem planı hazırlanıyor. Tamam planlama tabi ki yapılmalı ve planlama yapmak çok önemli ama sorun uygulamaya gelince yok. Artık plansız programsız, böyle çiftçi sahipsiz şekilde bu işlerin yürümeyeceğini bu günkü iktidarda anladı, hepimiz anladık. Bunun için çok acil önlem alınmalı. Nasıl sağlıkta aşı buluyorsak ve alınması gereken tedbirleri alıyorsak tarım için planlama ve tedbirler alınarak sıkı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Bu durumda tarına verilen destek kesinlikle arttırılmalı ilk koşul bu. Bu destek arttırılmazsa çiftçiler tarımı terk etmeye devam edecek ve bu ülkemiz için çok büyük bir tehdit. Bu tehdit açlık ve gıtlık tehditidir.” dedi.
