
ERKEK” ANAYASA KOMİSYONU’ NUN YÜRÜTMEYE KARŞI BİR DENGE KURABİLME İMKÂNI VAR”
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa ve Adalet Karma Komisyonunda konuşma yapan Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk ve seçim işlerinden sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek Başkanlık sisteminden kaynaklanan bir çok sorunun olduğunun altını çizdi. Başkanlık sistemi öncesinde oluşabilecek bu sorun ve aksaklıkları her fırsatta dile getirdiğini de hatırlatan Erkek “Öncelikle, sistemden kaynaklanan ciddi sorunlarımız var. Referandum sürecinde Anayasa Komisyonu üyesi olarak görev yaparken de düşüncelerimizi ayrıntılı bir şekilde paylaşmıştık, Genel Kurulda da ve maalesef, birçok tespitimizde haklı çıktık çünkü sistem kuvvetler ayrılığını ve doğal olarak hukuk devletini temelinden zedeledi. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki yargı bağımsız ve tarafsız olmalı ama bu yetmez -ki bağımsız ve tarafsız da değil maalesef bugün- aynı zamanda bağımsız ve tarafsız da gözükmeli. Vatandaş onu görmeli, hissetmeli, yaşamalı çünkü adalet bir söylem meselesi değil, bir eylem meselesi. Adalet tecelli edecek ve onu vatandaş görecek, yaşayacak, hissedecek.” dedi.
BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN KAYNAKLANAN SORUNLARI TEK TEK SIRALADI
Erkek Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa ve Adalet Karma komisyonunda ki konuşmasının devamında Başkanlık Sistemi nedeni ile yaşanan sorunları aktararak ilk aksaklığın Anayasa’nın birçok maddesi ile çelişen başkanın aynı zamanda Partisinin Genel Başkanı olması Anayasa’nın “Cumhurbaşkanı Devleti ve Milleti Temsil eder” hükmünü içeren madde ile çeliştiğini söyledi. Erkek konuşmasında “Çok kısa bir şekilde, mesela sistemden kaynaklanan sorunlar’ dan bahsedeyim. Cumhurbaşkanı yürütmeyi temsil ediyor tek başına ve Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa’nın birçok hükmüyle çatışır bir şekilde partisinin de genel başkanı oldu. Mesela, parti genel başkanı olmak “Başlangıç” kısmında yer alan kuvvetler ayrılığı vurgusuyla çelişiyor, tarafsızlık yeminiyle çelişiyor, “devleti ve milleti temsil eder.” hükmünü içeren maddeyle çelişiyor ama oldu. Olunca neler oldu yargı açısından? Şimdi, adli yargı, adli yıl açılışları bir siyasi parti genel başkanının huzurunda yapılıyor, hâkim savcı kuraları bir siyasi parti genel başkanının huzurunda çekiliyor, atamalarda Hâkimler ve Savcılar Kurulu olsun, Anayasa Mahkemesi olsun dolaylı yönden YSK, birçok atamada bir siyasi parti genel başkanının, yürütmenin tek başına çok ciddi ağırlığı var. O zaman bu tabloyu görünce vatandaş yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanmıyor. İnanmıyor, onun için adalete olan güven çok aşağıya çekildi. Bunları niye paylaşıyorum? Bu komisyonun görevi o kadar önemli ki en azında yasama organı olarak yürütmeye karşı bir denge kurabilme imkânı var, bir parçacık da olsa bir denge kurabilme imkânı var.” İfadelerine yer verdi.

BU SİSTEM YARGININ BAĞIMSIZ OLMASINI SAĞLAYAMAZ
Erkek konuşmasının devamında yargının bağımsız olmasının önemine de vurgu yaparak şunları söyledi. “Yargının bağımsızlık ve tarafsızlığı çok zedelendi. Bunu bir parça da olsa onarmak zorundayız. Onarmak zorundayız. İşte, niye bu sistem vurgusunu yapıyorum? Biz, biliyorsunuz “güçlendirilmiş parlamenter sistem” diyoruz. Bugün, mesela dünyada hukukun üstünlüğü endeksinde ilk 10 ülkeye bakın, tamamı parlamenter sistemle yönetiliyor. Sistem çok önemli, bu sistemle Türkiye yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayamaz, sağlaması da mümkün değil. Şunu yapmamız çok önemli karma komisyon olarak, Meclis olarak, yasama organı olarak özellikle karma komisyon, adayları belirlerken mutlaka ve mutlaka çoğulculuğu, açıklığı ve liyakati gösterecek yöntemler belirlemeli, öyle çalışmalı. Hem esas komisyon hem alt komisyon çünkü bunu sağlayamazsak yani bu çoğulculuğu, liyakati, açıklığı, samimiyeti sağlayamazsak en büyük zararı yine yargıya vereceğiz. Yoksa A partisi 1 kişi sokmuş, B partisi 2 kişi sokmuş bunun gerçekten hiçbir önemi yok, hiçbir önemi yok. Önemli olan buradaki adaylar içerisinden gerçekten liyakate dayalı, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına ciddi katkılar sağlayacak üyeleri, adayları belirleyip Genel Kurula gönderebilmek. Yoksa çoğunlukçu bir anlayışla, dayatmayla yaparsak yine en büyük zararı yargıya veririz. Adalete güveni yükseltmemiz lazım çünkü devletin temeli adalet. Yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını kaybedince adalet çürüyor, devletin temeli çürüyor ve gerçek beka sorunu bizce bu. O yüzden biraz önceki görüşlere katılıyorum, alt komisyon oluşturulurken mutlaka ve mutlaka burada üyesi olan tüm partilerin temsilcileri olmalı. Alt komisyon büyük bir titizlikle çalışmalı. Şimdi, bakıyoruz mesela bazı başvurular içerisinde -hangi görüşe, hangi partiye yakın olursa olsun hiç önemli değil ama- öyle paylaşım yapanlar var ki paylaşımlara baktığınız zaman sanki bir siyasi militan gibi paylaşım yapan bir kişiyi bu karma komisyon aday olarak belirleyip Genel Kurula göndermemeli. Buradan yargıya bir yarar çıkmaz ve karma komisyonumuz, Genel Kurulumuz, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, yasama organımız mutlaka bu yürütmenin yargı üzerindeki ağır, güçlü tahakkümüne karşı bir denge denetleme kurmalı ve Anayasa’mızın, yasa koyucunun amacına baktığımızda da nitelikli çoğunluklar öngörülmesi aslında bir uzlaşmanın da önemini belirtiyor. Uzlaşma sayılarda değil, doğru adayların belirlenmesinde. Umarım karma komisyonumuz gerçekten nitelikli bir çalışmayla, ciddi bir çalışmayla ve uzlaşmayla doğru adayları tespit eder çünkü bundan en büyük yararı yargı görür. Karma komisyonda adayların uzlaşmayla belirlenmesi yargıyı da bir parça rahatlatır öbür türlü çok tartışmalı ortamlar bir Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlenmesi memlekete bunun bir faydası yok.”
