
DEMİRBAŞ: “ÖĞRETMENLERİN KARİYER PLANLAMASI SINAVLA OLMAZ”
Şubat ayında çıkarak yürürlüğe giren ve 13 maddeden oluşan Öğretmenlik Meslek Kanununun geri çekilmesi için eğitim sendikalarının eylemleri devam ediyor. Türk Eğitim Sen Çanakkale Şube Başkanı Resul Demirbaş, şube üyeleri ile birlikte öğretmenlik meslek kanununu eleştiren dövizler ile Truva Atı yanında basın açıklaması yaptı. Demirbaş, Öğretmenlik Meslek Kanunun öğretmenlerin sorunlarını çözmekten çok uzak olduğu nu belirterek “öğretmenlere unvanların sınavla verilmesini kabul edilebilir bulmuyoruz” dedi.
“BEKLENTİLERİ KARŞILAMAKTAN ÇOK UZAK “
Eğitim çalışanları 14 Şubat 2022 ‘de çıkan ye yürürlüklüye giren “Öğretmenlik Meslek Kanunu” ’ nun geri çekilmesi için eylemlerine devam ediyor. Tüm eğitim sendikaları Öğretmenlik meslek kanununun geri çekilmesi için basın açıklamaları, eylemler düzenliyor. 13 maddelik öğretmenler meslek konunun geri çekilmesi Türk Eğitim-Sen Çanakkale Şube üyeleri, Truva Atının yanında bir araya geldi. Türk Eğitim-Sen Çanakkale Şube Başkanı Resul Demirbaş yaptığı açıklamada öğretmenlik meslek kanununun beklentileri karşılamadığını belirterek “Eğitim camiasının uzun yıllardır beklediği ve talep ettiği Öğretmenlik Meslek Kanunu 14 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe girdi. Bir milyonu aşkın öğretmenimiz bir meslek kanununun çıkarılmış olmasını bir kazanım olarak görmekle beraber, kanunun içeriğinin beklentileri karşılamaktan çok uzak kaldığını ifade etmişlerdir. Çünkü adı Öğretmenlik Meslek Kanunu olan bir düzenlemenin, öğretmenlerimizin muhatap olduğu mevzuat ve süreçleri kahır ekseriyetle ihtiva etmesi umulurdu. Ancak 7354 Sayılı kanun bu beklentiye cevap vermemiş ve adeta kadük bir halde yürürlüğe girmiştir.
MALİ VE ÖZLÜK HAKLARIMIZ İLE İLGİLİ ADALETSİZLİKLER GİDERİLMEDİ
Demirbaş açıklamasının devamında öğretmenlik meslek kanununun öğretmenlerin mali ve özlük hakları konusundaki adaletsizliği önlemeye yönelik bir çözüm olmadığını da ifade ederek “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda; öğretmenlerin muhatap olduğu mevzuat ve süreçlerin tek bir çatı altında toplanmadığı, kariyer basamaklarında hizmet yılı esasının dikkate alınmadığı, liyakat ve ehliyeti önceleyen bir yönetici atama sisteminin inşa edilmediği, öğretmenlerin farklı istihdam modelleriyle mağdur edilmesine göz yumulduğu, başarıyı önceleyen ödül sisteminin kurulmadığı, özlük ve mali haklar bakımından var olan adaletsizliklerin giderilmediği ve bunlar gibi daha birçok talebin karşılık bulmadığı görüldü.” dedi.
ÖĞRETMENLİK KARİYER PLANLAMASI SINAV İLE OLMAZ
Öğretmenlik meslek kanununda tek düzenlemenin kariyer planlaması olduğunu ifade eden Demirbaş “Kanun içerisinde derli toplu tek düzenleme, öğretmenlerin kariyer planlaması olmuştur. Fakat bunun da sınav şartına bağlanmış olması yeni problemlere yol açacaktır. Türk Eğitim Sen olarak açıklıkla ifade ediyoruz. Öğretmenlerin kariyer planlaması sınavla olmaz. Çünkü sınav sadece bilgiyi ölçer; oysa ki, öğretmenlik sadece bilme mesleği değil, bildiğini aktarma mesleğidir. Dolayısıyla burada esas alınması gereken tek ölçüt, deneyim, tecrübe olmalıdır. Sendikamız yıllardır bunun mücadelesini yürütmekte ve 10 yılını dolduran öğretmenlerin uzman, 20 yılını dolduran öğretmenlerin de başka herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın başöğretmen olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.” dedi.
KANUN YÜRÜRLÜĞE GİRER GİRMEZ, İPTALİ İÇİN HAREKETE GEÇTİK
Öğretmenlik meslek kanunu’ nun yürürlüğe girdikten hemen sonra öğretmenleri mağdur edecek olan yasa ile ilgili Danıştay’a iptal başvurusu yaptıklarının da altını çizen Demirbaş “14 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe giren Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun uygulamasına dair hazırlanmış olan “Aday Öğretmenlik ve Kariyer Basamakları Yönetmeliği” yayınlanır yayınlanmaz, meslektaşlarımızı mağdur edebilecek hususların iptali için 25.05.2022 tarihinde Danıştay’a başvurduk. Özellikle sınav yoluyla uzman ve başöğretmenlik düzenlemesinin gereksizliği ve doğurabileceği problemlere dikkat çektik. Oysa ki, öğretmenlik zaten bir uzmanlık mesleğidir. Hatta Öğretmenlik Meslek Kanunu dahi mesleği böyle tanımlamıştır. Aslında bu kanunun 3’üncü maddesi “Öğretmenlik, eğitim ve öğretim ile bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir.” İfadesi aynı kanunla öğretmenleri sınavla uzman yapılacağı hükmünün gereksizliğini ortaya koymaktadır. Nitekim 1739 Sayılı MEB Temel Kanunu’nda da öğretmenliğe uzmanlık mesleği olduğuna yer verilmiştir.” dedi.

KANUNU HEP BİRLİKTE YAPALIM
Demirbaş basın açıklamasının sonunda öğretmenlik meslek kanununun maddelerinde gerekli düzenlemelerin yapılması ve bunun tüm eğitim sendikalarının da katılımı ile yapılması gerektiğini belirterek “Amacımız, öğretmenlik mesleğinin itibarının incitilmemesi, mesleğin statüsünün yasal bir zeminde yükseltilmesi, öğretmenlerin moral ve motivasyonlarının artırılması” dedi. Demirbaş basın açıklamasını şu cümleler ile noktaladı. “Hal böyleyken soruyoruz: Öğretmenlik, hem ÖMK’ da hem de 1739 sayılı kanunda madem bir ihtisas mesleği olarak tanımlanıyor, o halde neden sınavla uzmanlık unvanı veriyorsunuz? Öğretmenlerin bilgi birikimi, tecrübesi, sınıf içi performansını bir yana bırakarak sınavla kariyer planlamasının eksikliğini göremiyor musunuz? Şunu da hatırlatmak isteriz ki; öğretmenlik mesleğindeki kariyer sistemini sakın ola ki kamudaki diğer kariyer sistemleri ile karşılaştırmayın. Çünkü kamunun diğer alanlarındaki bir çalışan uzman olduğunda yaptığı işin niteliği değişmektedir. Ki, zaten bundan dolayı yeni görev tanımına uygun yetkinliği ve yeterliliği sınavla ölçülmektedir. Örneğin pratisyen doktor ile herhangi bir alanda ihtisas yapmış uzman doktorun yaptığın iş aynı değildir. Fakat öğretmenler uzman öğretmen/başöğretmen olduğunda yaptığı işin niteliği değişiyor mu? Elbette hayır! Dolayısıyla işin niteliğinde bir değişim olmadığından, bu unvanların sınavla verilmesini kabul edilebilir bulmuyoruz. Öte yandan; sınavla yapılacak bir tasnifin öğretmenlerimizi yeni ve gereksiz bir tartışmanın göbeğinde bırakacağı aşikardır. Son yıllarda zaten yıpratılmış olan mesleki saygınlığımızın bu vesileyle farklı bir süreçte tartışma konusu yapılmasını asla kabul etmiyoruz. Bu noktada beklentimizi bir kez daha ifade ediyor ve TBMM’ye çağrıda bulunuyoruz: Gelin eğitimin paydaşlarıyla da istişare ederek Kanunun içini gelin hep birlikte dolduralım. Siyasi partilerimiz, Milli Eğitim Bakanlığı, sendikalar, öğretmenler omuz omuza vererek, Cumhuriyet tarihinde ilk kez çıkarılan bu kanunun tatmin edici olmasını sağlayalım. Amacımız, öğretmenlik mesleğinin itibarının incitilmemesi, mesleğin statüsünün yasal bir zeminde yükseltilmesi, öğretmenlerin moral ve motivasyonlarının artırılması olmalıdır.”

