
AYDIN “TOPLUM HUKUKTAN ÜMİDİNİ KESMEK ÜZERE”
Çanakkale Barosu 2021-2022 yeni Adli yılı açılışı dolayısı ile Cumhuriyet Meydanı'nda bir program düzenledi. Törene, Çanakkale Barosu Başkanı Av. Soner Aydın, Belediye Başkan Vekili Süleyman Canpolat, Baro Yönetin Kurulu Üyeleri, önceki dönem Baro Başkanları ve çok sayıda avukatın katılımıyla gerçekleşti. Atatürk Anıtına çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Baro Başkanımız Avukat Soner Aydın hem yargıda hem de yargı mensuplarına yönelik gerçekleştirilen operasyonlar, hukukun ülkemizdeki yeri, Avukat sorunları başta olmak üzere Hukuk alanında yaşanan gelişme ve olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu. Baro Başkanı Av. Soner Aydın “ Arzumuz; yargımız için, milletimiz ve ülkemiz için olumlu gelişmeler sağlanmasıdır. Dileğimiz bu adli yılın, ‘daha adil bir yıl’ olması, muradımız ‘adaletin yerini bulması’, beklentimiz ‘adaletin hızla tesisidir’” dedi.

ADALETİN ÖNEMİNE VURGU YAPTI
Adli yıl açılışının Barış gününe denk gelmesinden dolayı Dünya Barış gününü de kutlayan Baro Başkanı Soner Aydın “Bugün aynı zamanda Dünya Barış günü. Bu özel günü de kutluyor, ekonomik, sosyal veya askeri her türlü savaşın ve sömürünün son bulmasını, kalıcı ve gerçek küresel barışın tesis edilmesini diliyorum. Bunun için de adalet “kayıtsız şartsız” lazımdır. Çünkü adalet yoksa, ferdin gönlünde huzur, adil olmayan milletlerin arasında uyum, sevgi ve güven de yoktur. Gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde savaşı sonlandıracak ve barışı sağlayacak unsur adalettir. Barış, ancak adalet temeli üzerine yükselir. Bunun için biz avukatlar ve tüm yargı çalışanları sadece adaletin sağlayıcıları değil, barışın da koruyucularıyız. Ülkemiz özeline gelince; İstikametimiz dünyada bağımsız ve saygın yaşamaksa, parolamız yurtta sulh cihanda sulh, pusulamız hukuk güvenliği, hukuk üstünlüğü ve demokrasi olmalıdır. Çünkü bir ülkede yargı bağımsız ve tarafsız değilse, etkin, adil ve hızlı bir yargılama yapılamıyorsa, hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku egemense, özetle hukuk güvenliği yoksa, o ülkenin diğer milletler nazarında hiçbir saygınlığı, ağırlığı ve etkinliği olamaz. Dünyanın her yerinde yargının niteliği ‘Buyruk ve etkiden uzak, bağımsız ve yansız, aklın aydınlığında, ahlak güvencesinde, vicdan süzgecinde bir yapı’ olarak özetlenir. Bu nedenle bağımsızlık, adaletin mayasıdır” dedi.

“HUKUK ÜSTÜNLÜĞÜ ŞART”
Baro Başkanı Aydın “Daha yüzyıllar öncesinde bile, ‘Töre konuştuğunda, Hakan susar’ Ve bu hassasiyetin olmadığı bir ülkeye kimse saygı duymadığı gibi, yatırım da yapmaz. Hatta, yönetim FETÖ vari paralel yapılara, kurallar suç örgütü liderlerinin eline, kaderimiz ise faiz lobilerine teslim olur. Mahkeme salonlarımızın duvarlarında yazılı bulunan ‘Adalet Mülkün Temelidir’ sözü, aslında devletin orduyla, parayla, petrolle, ticaretle değil adaletle yaşadığını anlatır. Çünkü adalet varsa, zaten her şey vardır. Dünya Hukuk üstünlüğü sıralamasında en başlarda Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç gibi gelişmiş ülkelerin olması bir tesadüf değildir. Bu yüzden uluslararası yatırım çekmek, üretim yapıp kalkınmak ve tam bağımsız olarak yaşamak istiyorsak, bunun ilk ve olmazsa olmaz şartı, hukuk güvenliğinin, hukukun üstünlüğünün ve gerçek demokrasinin bir an evvel tesis edilmesidir. Yerli ve yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yatırım yapmalarını sağlayacak en etkili teşvik, güven veren bir adalet sistemidir. Kısaca, Demokratik bir Hukuk devleti, daha çok fabrika, daha çok turizm yatırımı, daha çok iş ve istihdam dolayısıyla refah demektir” dedi.
“HUKUKU İSTEMEYENLER İLE SİSTEMİ MÜCADELE ETMELİYİZ”
Baro Başkanı Soner Aydın “Faiz lobileriyle mücadele ettiğimiz kadar hatta daha da fazlasıyla, ülkemizde hukukun üstünlüğünü, demokratik, çağdaş, akılcı, eşit hukuk sistemlerini istemeyen hukuk lobileriyle mücadele etmek zorundayız. Yapılacaklar bellidir. Hızla kuvvetler ayrılığı ilkesi hayata geçirilmeli, yargıya siyasi müdahale imkanı kapanmalı, yargı bağımsız ve tarafsız kılınmalı, hakim ve savcıların özlük hakları güvence altına alınmalıdır. Çünkü bağımsızlık, yargının en seçkin ve en özgün karakteridir. Etkilere açık, baskılara elverişli, yönlendirmeye uygun yargı ancak bir “hukuk garabetidir”. Yargı, yargı mensuplarına bırakılmalıdır ” dedi.

“TOPLUM YARGIDAN ÜMİDİNİ KESMEK ÜZERE”
Soner Aydın “Ülkemizde 1943 yılından bu yana kutlanan adli yıl açılışlarında, özellikle son dönemde yargısal sorunların bir türlü çözülemediğini, hatta giderek arttığını ifade etmek zorunda kaldığımız bir gerçektir. Bu bakımdan yetkili ve sorumluların bir an evvel işin ciddiyetini idrak edip el atmaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Çünkü artık yargı tıkanma noktasındadır, nefes alamaz hale gelmiştir. Toplum, hukuktan ümidini kesmek üzeredir, yargıya güven hiç olmadığı kadar azalmıştır. Maalesef, Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde göre Türkiye, 128 ülke içinde 107.sıradadır. Yine son OECD Raporuna göre, Türkiye, adalete güvenin son 10 yılda en keskin azaldığı ülke olmuş, bu süre içinde adalete güven 22 puan birden gerileyerek yüzde 38'e düşmüştür. Üstüne üstlük, Covid 19 pandemisi nedeniyle çok zor günler geçirirken ve geç te olsa, aşılama sayesinde pandemi psikozundan çıkma aşamasında iken, bu kez yangın ve sel felaketlerine maruz kalmamız, toplumun moralini daha da bozmuştur. Ama daha da üzücü olan, çevreye-doğaya saygılı ve uyumlu olmak adına, yetkililerin eksik kaldığını, hatta bazen yapılmaması gerekenlerin yapılmadığını görmek olmuştur” dedi.

"ÇANAKKALE BAROSU TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KORUYUCUSU VE TAKİPÇİSİ OLACAKTIR"
Aydın konuşmasının sonunda “İnsanlarımız cinnet geçirme aşamasına gelmiştir, ümitsizlik, mutsuzluk yaygın haldedir. Avukatlar da ekonomik, psikolojik ve toplumsal sıkıntıları aynen yaşamaktadır. İşsiz avukatlar, geçim sıkıntısı çekenler, ağır psiko-sosyal yükleri kaldıramayan avukatlar, intihara sürüklenmektedir. Cumhurbaşkanlığı’nın verilerine göre hukuk fakültesi mezunlarının % 40’ı asgari ücretle, % 22,5’i ise 4 bin liranın altında maaşla işe başlamaktadır. Ayrıca hukuk fakültesi mezunlarının yüzde 4’ü farklı işlerde çalışmaktadır. Geçen birkaç ay içinde; Kayseride Av. Hayriye Sena, Manisa’da Av. Muhammed Halil Yavuz, Kastamonu’da Av. Gizem Saraçoğlu ve İstanbul’da Av. Gökhan Vural ‘Artık Dayanamıyorum’ diyerek intihar etmişlerdir. Oysa avukatlar, toplumun kanaat önderleridir, aynasıdır, sesidir, nefesidir, avukat yaşıyorsa, toplum da yaşıyor demektir. Bu vesileyle, yargı görevini yaparken şehit edilen ya da intihara sürüklenen avukat, hakim, savcı, yargı çalışanı tüm meslektaşlarımızı, minnetle, rahmetle ve saygıyla bir kez daha anıyorum. Ve ifade etmeye çalıştığım üzere, bu boğulmuşluktan, mengenelerden, çaresizlikten kurtulmanın en önemli ve öncelikli yollarından biri de, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün akılcı, aydınlık, çağdaş anlayış ve ışığıyla birlik ve beraberliğimizi yeniden tesis ederek, daha çok çalışmak, adalete, hukuka inanmak ve güvenmektir. Çanakkale Barosu, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da özgür savunmanın ve bağımsız yargının, demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve özgürlüklerin koruyucusu ve takipçisi olacaktır” dedi.
